işte bitti:))) bu battaniyeyle igili beni en çok mutlu eden şey, evde kalan ipleri neredeyse bitirmiş olmam. ohh ipler bittikçe içime bi rahatlık geliyo ki sormayın ( yenilere yer açılsın di mi) :))
bebek battaniyesi etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
bebek battaniyesi etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
26 Mart 2013 Salı
22 Ekim 2012 Pazartesi
evimizden manzaralar...4
sahaf festivalinden aldığım kitaplar hala okunmayı bekliyor. şu an Ağaçkakan'ı okuyorum.
Ali Denize aldığımız botlar, ve yanında benim belki de ortaokul yıllarımdan beri kullandığım kalemliğim.
pempesini bitirdiğim battaniyenin mavisine başladım:)
bu uyku tulumlarını çok tuttum, herkese tavsiye ederim. geçen kış Ali Denize 2 yaş ve 3 yaşını almışıtık. geçen gün de Kuzey Deniz için 1 yaş, Ali Deniz için de 4 yaşını aldık:))
Ali Deniz bayılıyo zaten bu tuluma. bi de kardeşiyle aynı giyinmek çok hoşuna gidiyo kuzumuın:))
tulumları görünce eşim "bana göresi de var mı?" :)) diye sordu. gece nedense üstü çok açılıoyomuş da:)) hiç üstüme alınmdım valla.
evimizin çocuklar yatmadan çönce ve yattıktan sonraki hali. bı döngüyü sonsuza kadar uzatabilirsiniz. önce, sonra, önce sonra...( günde en az iki kere tekrarlanıyo)
kiler marketlerde kitaplarda % 50 indirim vardı. bunlarda ordan aldıklarım. çok benim tarzım olan şeyler yoktu. nerdeyse bi saat kitap seçtim orda. marketin dışına pazar tezgahı gibi yığmışlar kitapları. benden başka bi Allahın kulu da dönüp bakmadı valla. kitap yasağım vardı uzun zamandır ama artık dayanamıcağımı farkeden eşim de sesini çıkarmadı hatta çocukları bile oyaladı ben kitaplar arasında kendimi kaybetmişken:))
Kuzeyin ayağa kalkma çabaları.))
uzun zamandır dizlerinin üstünde durabiliyo. nerelerde yakalıyorum bi bilseniz:))
bu da ayağa kalkmayı başardığı an:)) beni bu anı çekerken gören abisi de ne zaman Kuzey ayağa kalksa " annee kuzey dikeldi gene fotoğrafını çekiyim" diye koşuyo. dikelmek kelimesini de ben hiç kullanmam nerden duyduysa artık:)
evden değil ama paylaşıım bunları da...
poz veriyo şebeğim:))
yeni oyunumuz bu. havalar iyice soğumadan şehrimizin en büyük parkı olan " kent parka gidiyoruz fırsat buldukça. çok yakın değil yürüyerek 40 dakikayı bulur o yüzden arabayla gidiyoruz. malesef yakınımızda hiç park yok.
oyunumuz şu: ben topları ona atıyorum o da raketle vurmaya çalışıyo:)) bunu yaparken de kıkır kıkır gülüyo.ilk başlarda isabet oranı çok düşüktü ama geliştirsi kendini baya:)
Etiketler:
bebek battaniyesi,
çocuk,
evimizden manzaralar,
kitap,
tığ işi,
yaşam
10 Eylül 2012 Pazartesi
yaptıklarım, yapıyor olduklarım, yapacaklarım:))
bitirdiğim battaniyeme etiket yaptım:) made by moriçe:)))
daha artık iplerim var, onlara da sıra gelecek....
yazın ördüğüm yastıklar ne zamandır yorgancıda duruyordu. uygun renk bulamamış kadıncağız, ben de fırsat bulunca gidip aldım kumaşı. o da hemen dikti sağolsun. en güzeli kendin yapabilmek ama dikiş işlerinden hiç anlamam malesef:))
eşimin ofisine hediye yapıyorum bunu. çerçevelenince güzel olacak gibi:))isteyene şablonu mail atabilirim...ya da fırsa bulursam buraya koyarım bi ara...
bu da yaz tatilinden beri örmeyi planaldığım battaniye. şimdilik örneği çıkardım, tamamını da yapıcam inşallah...
7 Eylül 2012 Cuma
boş durmak yok..
geçen kış tesadüfen girdiğim yüncüden tesadüfen bir yumak aldım ve tüm hayatım değişti:))alize burcum batik oluyor kendisi yukarda da poz vermekte. önce renkleri çok hoşuma gittiği için bir yumak aldım ve eve geldim. herkeslere gösteriyorum " bakın ne güzel renkler "falan diye övüyorum.
insanlar biraz garip bakıyolar yüzüme ama aldırmıyorum:)) neyseciğme işte bir yumakla başlayan aşkımız bitmiyor. aynı yünden koca tek kişilik bir battaniye örüyorum önce. tabi ebruli iple bir şeyler örmenin bütün zorluklarını yaşayarak:)) daha sonra evde bulunsun diyerek 5 yumak daha alıyorum. işye bere, patik gibi şeyler de ördüm şimdilik...
kısa kesiyim yukardaki parça pinçik ipler o battaniyenin renklerini denk getiricem diye feda etmek zorunda kaldığım parçalar. ne zamandır rahatsız ediyolardı beni. bi yolunu bulup değerlendirmeliyim diye...
önce böyle bişey yaptım büyük parçalardan. kendisi kırlent olacak.
daha küçük parçalardan daha küçük motifler yaptım ve akşam oturup youtube da motif ekleme videoları seyrettim bir sürü:)) sonunda başardım galiba. bakalım hepsini ekleyince nasıl olacak...bu da kırlent olucak...
ve aylardır beklediğim kitabım. bilenleriniz vardır. mini eco diye bir site var. çocuklar için hatta büyükler için bile çok güzel etkinlikler var. ve bu da o sitenin sahibesinin kitabı. çarpık çurpuk ingilizcemle mesaj atıp nasıl temin edebileciğimi öğrendim ve internet siparişi özürlüsü olduğum için de arkadaşımdan rica ettim. ve nihayet geldi kitabım.
şu internet siparişi olayı resmen kabus gibi, fobi derecesinde yani.... kapıda ödeme olan kitap sitelerini tercih ediyorum mesela. belki de böylesi daha iyidir. yoksa kendimi hayatta durduramazdım. bu da benim güvenlik kilidim galiba :))
bunu da dün tuhafiyeden aldım. çok şirin bir set. içideki ipler iğneler falan var ama ben kutusuna ve makasına hasta oldum...
battaniyemin kenarları da bitti kendisi hediye edilmeyi bekliyo...
Tubanın hediyesi kitabı da bitirdim. Tuba Ünsalı pek tanımaz ve sevmezdim.günlük gibi yazdığı bu kitapta braz daha yakından tanıdım ama hala pek hoşlanmıyorum kendisinden. tanısa o bana bayılır ya:))
neyse hamileik sürecini, çılgınlıklarını ve bence biraz da şımarıklıklarını anlatmış. akıcı , eğlenceli kitap, şu an boşanmış olduğu eşi var tabi kitapta bolca ve fotoğraflar. insana garip geliyo, o kitaptaki aşkın bitmiş olması da üzüyor insanı. zaten evlenmek pek kızımıza göre değil. yay burcuymuş kendisi, ben de yayım.
hep derim annemlere siz beni tutmasaydınız ben dünyanın bi ucunda olurdum diye, işte bu kızcağızı tutmamışlar o da hayatını yaşamış, bize de okumak düşmüş:))
insanlar biraz garip bakıyolar yüzüme ama aldırmıyorum:)) neyseciğme işte bir yumakla başlayan aşkımız bitmiyor. aynı yünden koca tek kişilik bir battaniye örüyorum önce. tabi ebruli iple bir şeyler örmenin bütün zorluklarını yaşayarak:)) daha sonra evde bulunsun diyerek 5 yumak daha alıyorum. işye bere, patik gibi şeyler de ördüm şimdilik...
kısa kesiyim yukardaki parça pinçik ipler o battaniyenin renklerini denk getiricem diye feda etmek zorunda kaldığım parçalar. ne zamandır rahatsız ediyolardı beni. bi yolunu bulup değerlendirmeliyim diye...
önce böyle bişey yaptım büyük parçalardan. kendisi kırlent olacak.
daha küçük parçalardan daha küçük motifler yaptım ve akşam oturup youtube da motif ekleme videoları seyrettim bir sürü:)) sonunda başardım galiba. bakalım hepsini ekleyince nasıl olacak...bu da kırlent olucak...
ve aylardır beklediğim kitabım. bilenleriniz vardır. mini eco diye bir site var. çocuklar için hatta büyükler için bile çok güzel etkinlikler var. ve bu da o sitenin sahibesinin kitabı. çarpık çurpuk ingilizcemle mesaj atıp nasıl temin edebileciğimi öğrendim ve internet siparişi özürlüsü olduğum için de arkadaşımdan rica ettim. ve nihayet geldi kitabım.
şu internet siparişi olayı resmen kabus gibi, fobi derecesinde yani.... kapıda ödeme olan kitap sitelerini tercih ediyorum mesela. belki de böylesi daha iyidir. yoksa kendimi hayatta durduramazdım. bu da benim güvenlik kilidim galiba :))
bunu da dün tuhafiyeden aldım. çok şirin bir set. içideki ipler iğneler falan var ama ben kutusuna ve makasına hasta oldum...
battaniyemin kenarları da bitti kendisi hediye edilmeyi bekliyo...
Tubanın hediyesi kitabı da bitirdim. Tuba Ünsalı pek tanımaz ve sevmezdim.günlük gibi yazdığı bu kitapta braz daha yakından tanıdım ama hala pek hoşlanmıyorum kendisinden. tanısa o bana bayılır ya:))
neyse hamileik sürecini, çılgınlıklarını ve bence biraz da şımarıklıklarını anlatmış. akıcı , eğlenceli kitap, şu an boşanmış olduğu eşi var tabi kitapta bolca ve fotoğraflar. insana garip geliyo, o kitaptaki aşkın bitmiş olması da üzüyor insanı. zaten evlenmek pek kızımıza göre değil. yay burcuymuş kendisi, ben de yayım.
hep derim annemlere siz beni tutmasaydınız ben dünyanın bi ucunda olurdum diye, işte bu kızcağızı tutmamışlar o da hayatını yaşamış, bize de okumak düşmüş:))
4 Eylül 2012 Salı
bizden kısa kısa...
Bütün gün bu şapkayla gezdi kendisi:))tuba teyzesinin hediyesi.. benim yatağımın yanındaki komidinin üstüne koymuştum. sabah görür görmez bi heyecanlandı" anne bak ne vaymış burda bak anne bak" dedi ve kafasına taktı , takış o takış:))
Kuzey Denizin armutla imtihanı. O olayı çözene kadar ben rahat rahat kahvaltımı yaptım:)))
uyku maceralarımız...
yatakta değişik uyumama pozisyonları...
menemen ve patlıcan konservelerim... üzerlerine içinde ne olduğunu yazıcaktım muhteşem el yazımla, sonra işler birden bire çığırından çıktı:))
bataniyem de bitti ama kenarları kaldı bir tek...bebek görmeye gidicez daha...
gözler bayılmaya başlayınca alırım kitabımı elime. ufaklığı ayağımda sallerken okuyabiliyorum şu sıralar ancak...
bugün bitirdiğim kitap: BOYALI KUŞ: çok sinir bozucu aslında ama etkileyici de aynı zamanda. 2 dünya savaşı sırasında çocuklarını nazilerden kurtarmak isteyen aile çocuğu bir adama teslim eder ama çocuk ordan oraya sürüklenir. bir sürü değişik insanın yanına sığınıp bambaşka hayatlar tanır ve her kaldığı yerde yeni meziyetler öğrenir. tabi bu arada çocukta psikoloji falan kalmaz haliyle...
acayip bir kitap.

bu da az önce facebookda gördüğüm bir karikatür. bayıldım ben buna. gelecekte ki halim...gözler görmeyince böyle örücem ben de...
Etiketler:
battaniye,
bebek battaniyesi,
çocuk,
kış hazırlıkları,
kitap,
komik,
yaşam
25 Ağustos 2012 Cumartesi
evimizden manzaralar:))
abisi yokken biraz fotoraf çekiyim dedim:)) yoksa hayatta izin vermiyor, elimden almaya çalışıyor makineyi. kuzunun değişik hallerini çekmeye çalıştım.
ali denizin balıkları, komşu abisi hediye etti. ama yakında biri açlıktan biri tokluktan ölecek:)) alacalı olan biraz şapşal, yemleri hep turuncu olan yiyor. ha bi de ali deniz sürekli yem atmaya çalışıyo zor engelliyorum:))
alakasız bir foto. o karpuzun orda ne işi var , tamamen tembelliğim. eşimin annesinin bahçesinden geldi, hala orda duruyor. kesip yiyene kadar da duracak herhalde:))
bu da alakasız bir foto:))
bu da benim kitap kulem. akşam elime iki tane koli geçti. bi kaç aya kadar taşınacağımız( inşallah:)) için biraz toparlıyım dedim kitapları. toparlarken okumadıklarımı ve tekrar okumak istediklerimi ayırdım. kelebek okumak istediğim ama cesaret edemediğim bir kitap.
hediye olarak ördüğüm bebek battaniyesi. renkleri konusunda hala kararsızım ama yarısını geçtim bile, geçmiş ola:))
söylemeye gerek yok dağınıklık asla düzelmiyor çocuk olan evlerde.
ben bu oyuncakları günde kaç kez topluyorum sayamıyorm artık:)) yani benim gibi dağınık bir insanın bile tahammül sınırlarını zorluyo.
bu da kuzunun yürüteç denemeleri. abisine çok az kullanmıştık.çok önermiyo doktorlar ama kısıtlı süre olmak şartıyla doktorumuz önermişti. abisi ilk bindiğinde hiç hareket edememişti bu ufaklık hemen sağa sola hareket etmeye başladı bile:)) uzun süre bıraksam kesin koşturur deli gibi:))
ali denizin balıkları, komşu abisi hediye etti. ama yakında biri açlıktan biri tokluktan ölecek:)) alacalı olan biraz şapşal, yemleri hep turuncu olan yiyor. ha bi de ali deniz sürekli yem atmaya çalışıyo zor engelliyorum:))
alakasız bir foto. o karpuzun orda ne işi var , tamamen tembelliğim. eşimin annesinin bahçesinden geldi, hala orda duruyor. kesip yiyene kadar da duracak herhalde:))
bu da alakasız bir foto:))
bu da benim kitap kulem. akşam elime iki tane koli geçti. bi kaç aya kadar taşınacağımız( inşallah:)) için biraz toparlıyım dedim kitapları. toparlarken okumadıklarımı ve tekrar okumak istediklerimi ayırdım. kelebek okumak istediğim ama cesaret edemediğim bir kitap.
hediye olarak ördüğüm bebek battaniyesi. renkleri konusunda hala kararsızım ama yarısını geçtim bile, geçmiş ola:))
söylemeye gerek yok dağınıklık asla düzelmiyor çocuk olan evlerde.
ben bu oyuncakları günde kaç kez topluyorum sayamıyorm artık:)) yani benim gibi dağınık bir insanın bile tahammül sınırlarını zorluyo.
bu da kuzunun yürüteç denemeleri. abisine çok az kullanmıştık.çok önermiyo doktorlar ama kısıtlı süre olmak şartıyla doktorumuz önermişti. abisi ilk bindiğinde hiç hareket edememişti bu ufaklık hemen sağa sola hareket etmeye başladı bile:)) uzun süre bıraksam kesin koşturur deli gibi:))
29 Şubat 2012 Çarşamba
Ali Deniz'in battaniyesi
örneğini bu siteden buldum ve 2 yaşında ki oğlum için ördüm. aslında 5 gün sonra doğacak olan bebeğimiz için başlamıştım ama ali deniz elimde o kadar çok gördü ve kendince batta batta diye sevdi ki ona örmeye karar verdim:)) kardeşini de başka bir tane ördüm:)) çok güzel anlatmış arkadaşım( selma tozan) gerçekten. biraz zor ilerleyen bir örnek ama çok kolay...
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)


