taşınma işlerimizin ufaktan başladığnı söylemiştim. koltuklarımın kumaş kısımlarını kaplamaya gönderdim dıştaki deri kısımları kaldı. oturacak yer de bulamayınca sandalyeleri koydum iskeletin içine idare ediyoruz şimdiik:))
Ama Ali Deniz pek beğenmedi, "anne bunlar ne biçim koltuk" diyo:)
yeni evimizde kendime bi çalışma odası yaptım. hiç bir odaya oraya özendiğim kadar özenmiyorum.
bu fotoğrafta o odadan. çocuklara ayrı oda yapmadım sırf bu yüzden. ( fedakar anne!:))
bu koltuğu o kadar çok aradımki.
bizim alanımız üçlü koltuğun sığabileceği kadar geniş değildi. ben de hem sandıklı hem de açılıp yatak olabilen bir koltuk isteyince ikili koltuklarda da bu seçenek yok çok fazla. yataşta bi tane buldum rengini beğenmedim falan derken Adapazarında girmediğim mobilyacı kalmadı ve buldum. hem de açılınca kocaman yatak oluyor çekyat gibi değil. bi de kumaşçıdan gidip istediğim rengi de seçebildim.
bir çok yere soruyorum "renk seçeneğiniz var mı" "evet istediğiniz renk olur" diyorlar. "bakabilirmiyim" diyince de 5 -6 renkten oluşan bi kartela veriyorlar. ee diyorum" ben başka renk istiyorum", "fabrika bunlardan başka renk çalışmıyor" diyolar. Allahım ya fabrikaya ne ben başka istiyorum... gibi konuşmalardan sonra buldum bu mağazayı kendileri imal ediyor zaten. çok da çabuk teslim ettiler.
arkasındaki dünya haritası da çok büyk bir poster. duvar kağıtçılar da bulunuyor ya da siparişle getiriyorlar. tabi ölçüleri standart bizim duvarımızı tamamen kaplamadı ama idare edicez artık:)) hep hayalimdi dünya haritası duvar kağıdı. nedense ben haritaları çok severim. coğrafyayla aram iyi değildir, gene sorsanız bir çok ülkenin yerini bilmem ama seviyorum işte:))
bu koltuğun karşısınd ada kitaplık ve çalışma masası var. orayı tam yerleştiremedim ama bitince paylaşırım:))