evimizden manzaralar etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
evimizden manzaralar etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

4 Şubat 2014 Salı

evimizden manzaralar...............12 ( çocuksuz:) )

 
yazın taşındığımızda kitaplığımı istediğim gibi yerleştirememiştim. bugün evde büyük temizlik günüydü. iş bölümünde bana düşen dolap içleriydi. tabi öncelikle kitaplığım.
bu önceki hali. kitapları kolilerden rastgele çıkarıp yerleştirmiştim taşınma telaşıyla. bir daha da fırsat bulamadım düzeltmeye.
 
 
 
iki gündür uğraşıyorum desem yalan olmaz.
 ilk önce çok bariz kategorilere ait kitapları yerleştirdim ve ne yapacağımı bilemediğim kitapları yere indirdim. bir ara çıldıracağımı düşündüm. ama neyse ki bitirebildim.

 
bu da kitaplığın son hali



 bi de yan poz versin kitaplığım:))
 
 

ikea çerçevelerime yenilerini ekledim. aslında bunlar da uzun zamandır bekliyordu da ancak fırsat bulabildim.

 
okuma şenliği için şu an okuduğum kitap bu. arkadaşımdan ödünç aldım. biraz fazla yıpranmış bi kitap:))
konusu ise acayip sürükleyici. elimden bırakamıyorum.


bu örtüyü annemin sandığından kaçırdım. daha önce nasıl gözümden kaçmış bilmem. ben 31 yaşımda olduğuma göre bu da annemin çeyizinden olduğuna göre bi 35 yıllık vardır diye düşünüyorum

 
evet bu kitapları bu ay bitirmeliyim. bu diyar baştan başa ve hahabam sınıfı okuma şenliği için
sırça köşk ve sevda sözleri Kitap Ağacı için, Hanım Ana'ın cenaze Töreni de Yazar ayları için:))
ahhh biter mi bunlar:)
 
 
 
 
 bunları kesin daha önce paylaşmışımdır ama gene paylaşmak istedim.taksimden karaköye inerken çok güzel ıvır zıvır dükkanları vardı. ordan almıştım bu bardak altlıklarını. ama duvarda daha güzel oldular bence:)
 

 
 bu kitapların hikayesini face de ve instegram da paylaştım ama benim için önemli olduğu için buraya da yazıcam
ben Anadolu yakasında Sarıgazi'de büyüdüm. üniversiteye de Beyazıt'a gidip geldim 4 sene. Sarıgazi belediyesi sabahları öğrenciler için bi servis tahsis etmişti. 7 buçuk gibi Sarıgaziden kalkar Veznecilere kadar giderdi . her üniversiteden öğrenci binerdi. kimisi yolda iner aktarma yapardı, ama hepimizin vazgeçilmeziydi bu servis. sadece ulaşım kolaylığı sağlamakla kalmadı çok güzel dostlar da kazandırdı bize.
hala görüştüğümüz servis tayfası diye bi grubumuz var. her yıl en az bi kere toplanırız. en sevdiğimiz organizasyonumuz genelde mayıs ayına denk gelen pikniğimiz.:)
o kadar eğlenirdik ki serviste. şarkılar türküler, batak oyunları gırla giderdi. millet okula geldiğinde uyur vaziyete olurdu ama bizim servis tayfası çoktan ayılmış olurdu:)
ben mezun olduktan sonra servis olayı da bitti. nedeni belediyenin el değiştirmesiydi. malum partili belediye gelince yönetime ilk işi servisi kaldırmak oldu.
işte ben de dersim biraz geç de olsa servis eğlencesinden mahrum kalmamak için okula servisle giderdim. hoş servisle gitmesem 3 saat falan süreceği için servis her türlü daha mantıklıydı:)
bu erken gittiğim günlerde İktisat Fakültesinin önünde küçük bi büfe vardı. aslında sadece cumhuriyet gazetesinin satıldığı kulübe gibi bişeydi.
her sabah ordan gazetemi ve yanında hediye olan bi küçük kitabımı alır kantinde okurdum.
kitap o gün ya sabah ya da dönüşte ki uzun yolculukta biterdi.


iştee buuuuu tatil dönüşünde evdeki sürprizim. daha dikiş dikmeyi bile bilmiyorum doğru düzgün ama makinem var artık. ahh bu kadar şeyi yapmaya nasıl fırsat bulucam bilmem. günler, saatler yetmiyor bana.

şuan çocuklar evde değil bu fotoların hiç birinde de yoklar. evde olsalar bu kadar uzun uzun yazamazdım zaten.
Ali Deniz İstanbul'da anne annesinde kaldı . kendi isteğiyle kaldı ama arada anne al beni diye cızırdıyo. ben de kalsın istiyorum çünkü burda eve tıkılıp kalıyoruz. orda annemle gezer biraz.
gerçi her an yola çıkmaya hazır vaziyetteyim. annem çocuk durmuyo dediği an otobüse atlayıp gidicem ama bakalım:)
Kuziyi de temizlik var diye babaannesine yolladım sabah. eşim alıcak gelirken. özgür son dakikalarım:)
birazdan gelirler:))
herkese mutlu günler dilerim...

27 Ocak 2014 Pazartesi

evimizden manzaralar.........11


öncelikle dağınıklığımızı görmezden gelmenizi rica ediyorum:))( o bezin orda ne işi var?)
Ali Denize süper man tshirtü almıştım tanımasa da kendisini, seviyor giyinmeyi. sonra hoşuna gider diye kendime de aldım beraber giyeriz diye.
bi gün Ali Deniz o tshirtü giydiğinde ben de giydim ve Kuzinin hiç ummadığım bi tepkisiyle karşılaştım. o zaman daha az konuşabiliyordu. böyle bi huzursuzlandı. kucağıma gelip çekiştirmeye başladı. çıkar demek olduğunu sonradan anladığım bir takım kelimeler söyledi:))
ben de üstümdekini çıkarıp ona giydirdim. çok mutlu oldu valla.
küçük velet abisiyle ikimiz aynı giyiniyoruz diye kıskanmış:))
hiç aklıma gelmemişti o ana kadar:))


bu da Adım Adım stlerinden arada bir gönderdikleri oyuncaklardan.
ben ilerde evimin böyle olmasını istiyorum. kocaman bi mutfak, aynı zamanda günlük oturulabilinecek bi köşe takımı. hatta murfağın bi köşesinde bir kuzine sobası:))
yani kısaca eskiden babaannemlerin ve anneannemlerin evleri gibi:))


 bizimkilerin yeni oyunu. abi halının altına yatıyor ufaklık da üzerinde dengede durmaya çalışıyor:)) çocuk sörfü keşfetti kendi kendine:))

t shirt olayından sonra akıllandım ne alırsam hepimize alıyorum. bizim buranın meşhur çarşamba pazarından üçümüze de tayt aldım:)) napıyım kızım yok diye tayt alamıyacak mıyım. büyük büyük aldım pijama gibi olsun diye:))
bunları aldıktan sonra bi hafta Ali Denizi de yanımda götürmek zorunda kalmıştım pazara ve tayt tezgahının önünde "anne babama da  tayt alalım mı" deyip dumur etti beni:))


Ali Deniz ve şebeklikleri:)



salonda bi işe dalmışım çocuklar da ortalıkta yok. sadece gülme sesleri geliyor. ben de biraz kafa dinleyeyim ( yaklaşık 5 dakika) diye gitmedim yanlarına.
gittiğimde gördüğüm manzara benim yeni katladığım çamaşırların üzerinde tepinen veletler:))
zaten bizim yatağımızın üstünde zıplamaya bayılıyorlar.ben de kızmıyorum ama korkuyorum. bazen kafa kafaya tokuşuyorlar falan.
Biz Ali Denizle okuldan dönünce Kuzi hemen abisini bizim odaya götürüyor. bütün gün onu hayal ediyor herhalde çocuk:))

minyonlarımız yeniden:))

27 Ağustos 2013 Salı

evimizden manzaralar........10

 
 elinde ekmekle dolaşmaya bayılıyor, ama hala pes etmedim. yere serdiğim örtünün üstüne oturtma konusunda ısrarcıyım. bakalım ne zaman pes edecek...insan günde üç kere ev süpürür mü ya...

 
Ali Deniz kardeşine yoğurt yediriyor.
bazen Ali Denizin eline çikolata veriyorum git, kardeşinle beraber ye diye. gidiyor biraz kendi yiyor biraz da kardeşine yediriyor. sonra da mutfaktan bezi alıp hem kendi hem de kardeşinin ağzını siliyor:)) akıllı kuzum benim:))

 
şu silikon tutacaklar en büyük eğlencesi. bitanesini yazlık evde unutunca buraya da bitane aldık:)) bütün gün ellerinde...


 
geçen seneden beri yaptığım etaminler taşınıca çerçeveletirim diyerekten bir kenarda bekliyordu. nihayet çerçevelendiler...

 
vosvos kolleksiyonum...

 
bu da devamı...

 
 
çalışma odamızdaki kitaplığımız....


şu paspası biliyosunuz, fotoğrafını çekmek için serdiğimde hemen üzerine atlıyoalardı. hatta daha bitmeden bile yere serip bakıyım dediğim an ikisi de üstünde bitiyorlardı:))
 
çok sevdiğim biblom:)) Ali Denize hamileyken eşimin teyzesi hediye etmişti:))
 
 

 
bu fotoyu geçen gün face'de de paylaştım. testere 1,5- testere 3,5 diye.
şaka maka 10 gün sonra buçuklanıyor bizimkiler:))
( evet kıuzinin en son hali budur. kabak oldu kendisi)

postun adı evimizden manzaralar ya, işte evimizden görünen  manzara tam olarak bu. ne zaman biter bu inşaat bilmem.


9 Mayıs 2013 Perşembe

evimizden manzaralar..............(9) biraz da karışık bir post...

 
 
uzun zamandır yazamıyorum, koşturmacadan fırsat bulamadum.
hep bahsediyodum ya taşınma maceramızdan.işte biz düşündük düşündük düşündük( yaklaşık 2 sene) ve taşınmaya karar verdik. şaka bi yana evimizin hala eksikleri var ama ben artık evdeki kalabalıktan bıktığım için en azından kolilenmiş olan eşyaları götürmek istedim ve son 10 gündür onlarla uğraşıyoruz.
temizlik, yerleştirme, evdeki ufak tamiratlar, yeni eve yeni alınacaklar....
kitaplarımı götürdük mesela, be bi odayı çalışma odası olarak planlamıştım ve oraya kitaplık yaptırmıştım. ama ne yazıkki kitaplarım sığmadı:)) neyse ben ilerde ilave bir şeyler yaptırırım ama şimdilik sesimi çıkaramıyorum,
 
eşim isyanlarda,
" yeter artık kitap alma" diyo.
 ben de "benim sigaram, içkim, kumarım yok karı kız la işim de yok, bi kötü alışkanlığım bu bunu da bırakamam" diyorum:))
 
 

bu işler arasında biraz elişi de yapıyorum tabi. mesela şu paspas, hepiniz bilirsiniz babannelermiz ananelerimzi örerdi. ben çocukken bulduğum i,plerden küçük küçük paspaslar örerdim:))
işte şimdi de buna başladım büyükçe bir şey oluyor, yazlık evimizde kullanırım diye düşünüyorum bitirebilirsem tabi:)) şu an biraz daha büyüdü ama ben eski fotoğrafı paylaştım.

 
bu da ne zamandır nette görüpte denemek istediğim bir şeydi. eski penyeleri şerit şerit kesip üzerine sık iğne örüyoruz. dönbe döne bu oluşuyo ama ben çok fazla büyütemedim, çünkü yuvarlak motifler beni çok strese sokuyo, yok marullandı, yok toplandı derken bana fenalıklar geliyo.
merak ediyodum , denedim hevesim de geçti:))
ama güzel bişey oluyo sonuç, tavsiye ederim...


"never ending granny squre" demiştim ya hiç bitmeyen kare. ben koltuk şalı yaptım yanına iki de kırlent yaptım, bakalım kullanabilecekmiyim

 
 yazar aylarını da kaçırmıyorum bu arada ama Pınarın sayfasına bu ayda katılıyorum diye yorum bile bırakamadım henüz. neyse burdan söyliyim yazar ayları devam ediyor katılmak isteyenler Pınarın sayfasına uğtayabilir.
 
 "şeker portakalı" nı ortaokul yıllarımda  okumuştum ama bu son tantanalardan sonra bir kez daha okuyayım dedim, ne de iyi etmişim. kitapla ilgili yorumlarımı kitap bitince paylaşırım:))

 
 
kuzularımın vesikalıkları:) Kuzey Denizin ki daha kolay oldu da Ali Deniz şebeklik yapmaktan poz veremedi:))
 
 
 
 Kuzey 1 ayı geçti yürüyor, yaklaşık 13 aylık yürüdü. abisine göre yürümede biraz geç kaldı ama yaramazlıkta açık ara önde:)

kuzularmın aynı anda fotoğraflarını çekmek çok zor. bu da nadir pozlarından biri.:))
 
 
 
 

nisan ayı benim için biraz kötü geçti aslında. 4 nisanda dedem vefat etti ve apar topar Trabzona gittim. aslında ben Adapazarından İstanbula kadar diye yola çıktım. Ali Denizi de yanıma aldım. annemleri, kuzenlerimi görüp geri dönücektim, cenazaye gitmicektim ama son anda karar değiştirince Ali Denizle Trabzona kadar gittik. Ali Deniz otobüs yolculuğunu zaten sever uçak yolculuğunu da sevdi. 2 gece kaldık geldik.
Kuzeye de gündüzleri babannesi baktı, akşamları babası eve getirdi. anne eksikliğini yaşadı bari evinden yatağından uzak kalmasın dedim.
geldiğimde sanki biraz trip yapıyo gibi geldi bana ama sanırım o Kuzeyin standart agresifliğiydi:))
 
 
ben nisan ayında Trabzona hiç gitmemiştim. böyle bi şeklide kısmet oldu. bu çiçekler de fındıklıkların altında yetişen "yabani menekşeler", çok güzeller...
 
 
 
balkonumuzdaki maydanozlar ve çilekler.kızardıkça Ali Deniz koparıp yiyo. çok da hoşuna gidiyo.
 
benden şimdilik bu kadar. taşınma işlerimiz devam. ben bikerede taşınmak istemedim. yavaş yavaş yerleşmek istedim. bakalım bu süreç ne zaman bitecek..
herkese sevgiler...
görüşmek üzere...

1 Nisan 2013 Pazartesi

evimizden manzralar.............8




evimizin sürüngeni. yürüyemiyor ama abisinin şimdiye kadar aklına bile gelmeyen yaramazlıkları yapıyor.çekmeceye girip içinde zıplıyordu,bi de TV nin yanına çıkıyordu nerdeyse. hareket kabiliyetini o kadar geliştimesine izin vermedik çekmeceleri bantladık mecbur:))
 
herkes diyor ki "ikinciler yaramaz olur çünkü büyüklerden öğreniyorlar"
kesinlikle bizim için geçerli değil. Kuzey yaramaz abisi ondan öğreniyor yaa.
gerçekten Kuzey bi şey keşfediyor abisi de arkasından taklit ediyor:))



 
bi yaramazlığı daha. bu tahta arabanın üstüne çıkıyor, çoğu zaman da düşüyor. hatta onun üstüne çıkıp kitaplıklara ulaşmaya çalışıyor:))

 
 çilek ektik bir saksıya. Ali Deniz görsün diye:)) inşallah tutarlar da meyve verirler.
bir kaç saksı daha aldım onlara da maydanoz nane falan ekicem. benim için yeşillik yenebilmelidir. tamam seviyorum güzel çiçekleri falan da ama bi işlevi de olmalı yetiştirdiğim şeyin:))
çok faydacı gördüm kendimi:))
 
 
 Cuma günü babamızın doğumgünüydü. çocuklara beyaz tişört aldım tekstil kalemiyle üzerlerine "doğum günün kutlu olsun babacığım " yazdım. bi de yaka çizdim kendimce ama yazım berbat, resim yeteneğim daha da berbat olunca pek güzel bir şey olmadı. olsun  eşim gene de sevindi onları görünce:))

 
 "Adım adım" a üye olmuştum çocuklar için. her ay geliyor kitapları. ortalıkta duruyorlar, kuzey de aklına estikçe kurcalıyor onları. hoşuma gidiyor kendi kendine kitaplara bakması:))
( ayağa dikkat birinde çorap yok. elimden gelse hep çorapsız gezdiricem ama üşüyo))

 
 oyun hamuruyla şekil yapma konusunda da yeteneksizim:)) ben de mantı yapmayı öğretiyorum Ali Denize:)) işe yarar ilerde bari:))

 
 "parola 61 dir Trabzon evimizdir"
( büyüdüklerinde muhtemelen Galatasaraylı olacaklar ben de bu fotoğrsafları şantaj için kullanıcam)
 
 
 
komşu annemize koltuk şalı örüyorum. kırmızı koltuklara uyacağını düşündüm elimdeki iplerin.
kırmızı ve yeşil beraber bana hep karpuzu hatırlatıyor. çok seviyorum bu ikiliyi .
 
 
bu da epey bi süre önce İstanbulda aldığım yüzüğüm:))
2*2=5 ispatı da var( her ne kadar matematiksel olarak hatalı bi ispat olsa da:))
 
 
1 love pi:))
seiyorum kardeşim tüm irrasyonelliğine rağmen seviyorum. belki de irrasyonel olduğu için seviyorum bilmiyorum:))( bu çok küçük oldu büyütüp pano olarak yapıcam bir tane de )
 
 
kardeşim nişanlandı geçen haftasonu. bu da eşimin kardeşiyl beraber yaptığımız lavanta keseleri. tüm zevk eşimin kardeşie ait ben sadece ona yardım ettim:))
 
 
yeni bi yıldız modeli buldum:)) bi de barış işareti:))
 
 
işte adamım:)) Patrick Jane. Mentalist seyrediyomusunz bilmem ama ben bayılıyorum.
hele bu adama daha da çok bayılıyorum:))
 
geçen gene bi bölüm izledik tam kapatırken
ben: bayılıyorum bu adama
eşim: gerçekten mi yakışıklı mı sence?
ben: evet ya niye izliyorum sanıyosun? bir kıvanç bir bu , sarışın erkek önyargımı yıktılar resmen
eşim:????( eşim de hafiften sarışın bu arada, ama Allahtan kıskanç değil, yoksa deseki ben yıkadım da bu elin adamları mı yıktı, haklıydı valla))
 
bizden bu kadar:)))
sevgiler....