7 Eylül 2012 Cuma

boş durmak yok..

 geçen kış tesadüfen girdiğim yüncüden tesadüfen bir yumak aldım ve tüm hayatım değişti:))alize burcum batik oluyor kendisi yukarda da poz vermekte. önce renkleri çok hoşuma gittiği için bir yumak aldım ve eve geldim. herkeslere gösteriyorum " bakın ne güzel renkler "falan diye övüyorum.
insanlar biraz garip bakıyolar yüzüme ama aldırmıyorum:)) neyseciğme işte bir yumakla başlayan aşkımız bitmiyor. aynı yünden koca tek kişilik bir battaniye örüyorum önce. tabi ebruli iple bir şeyler örmenin bütün zorluklarını yaşayarak:)) daha sonra evde bulunsun  diyerek 5 yumak daha alıyorum. işye bere, patik gibi şeyler de ördüm şimdilik...
kısa kesiyim yukardaki parça pinçik ipler o battaniyenin renklerini denk getiricem diye feda etmek zorunda kaldığım parçalar. ne zamandır rahatsız ediyolardı beni. bi yolunu bulup değerlendirmeliyim diye...


 önce böyle bişey yaptım büyük parçalardan. kendisi kırlent olacak.
 daha küçük parçalardan daha küçük motifler yaptım ve akşam oturup youtube da motif ekleme videoları seyrettim bir sürü:)) sonunda başardım galiba. bakalım hepsini ekleyince nasıl olacak...bu da kırlent olucak...
 ve aylardır beklediğim kitabım. bilenleriniz vardır. mini eco diye bir site var. çocuklar için hatta büyükler için bile çok güzel etkinlikler var. ve bu da o sitenin sahibesinin kitabı. çarpık çurpuk ingilizcemle mesaj atıp nasıl temin edebileciğimi öğrendim ve internet siparişi özürlüsü olduğum için de arkadaşımdan rica ettim. ve nihayet geldi kitabım.
şu internet siparişi olayı resmen kabus gibi, fobi derecesinde yani.... kapıda ödeme olan kitap sitelerini tercih ediyorum mesela. belki de böylesi daha iyidir. yoksa kendimi hayatta durduramazdım. bu da benim güvenlik kilidim galiba :))
 bunu da dün tuhafiyeden aldım. çok şirin bir set. içideki ipler iğneler falan var ama ben kutusuna ve makasına hasta oldum...
 battaniyemin kenarları da bitti kendisi hediye edilmeyi bekliyo...
Tubanın hediyesi kitabı da bitirdim. Tuba Ünsalı pek tanımaz ve sevmezdim.günlük gibi yazdığı bu kitapta braz daha yakından tanıdım ama hala pek hoşlanmıyorum kendisinden. tanısa o bana bayılır ya:))
neyse hamileik sürecini, çılgınlıklarını ve bence biraz da şımarıklıklarını anlatmış. akıcı , eğlenceli kitap, şu an boşanmış olduğu eşi var tabi kitapta bolca ve fotoğraflar. insana garip geliyo, o kitaptaki aşkın  bitmiş olması da üzüyor insanı. zaten evlenmek pek kızımıza göre değil. yay burcuymuş kendisi, ben de yayım.
hep derim annemlere siz beni tutmasaydınız ben dünyanın bi ucunda olurdum diye, işte bu kızcağızı tutmamışlar o da hayatını yaşamış, bize de okumak düşmüş:))

4 Eylül 2012 Salı

bizden kısa kısa...

 Bütün gün bu şapkayla gezdi kendisi:))tuba teyzesinin hediyesi.. benim yatağımın yanındaki komidinin üstüne koymuştum. sabah görür görmez bi heyecanlandı" anne bak ne vaymış burda bak anne bak" dedi ve kafasına taktı , takış o takış:))



Kuzey Denizin armutla imtihanı. O olayı çözene kadar ben rahat rahat kahvaltımı yaptım:)))
 
 
 uyku maceralarımız...
 
 
 yatakta değişik uyumama pozisyonları...
 
 
 menemen ve patlıcan konservelerim... üzerlerine içinde ne olduğunu yazıcaktım muhteşem el yazımla, sonra işler birden bire çığırından çıktı:))
 
 
 bataniyem de bitti ama kenarları kaldı bir tek...bebek görmeye gidicez daha...

 
 
gözler bayılmaya başlayınca alırım kitabımı elime. ufaklığı ayağımda sallerken okuyabiliyorum şu sıralar ancak...
 
 
 
bugün bitirdiğim kitap: BOYALI KUŞ: çok sinir bozucu aslında ama etkileyici de aynı zamanda. 2 dünya savaşı sırasında çocuklarını nazilerden kurtarmak isteyen aile çocuğu bir adama teslim eder ama çocuk ordan oraya sürüklenir. bir sürü değişik insanın yanına sığınıp bambaşka hayatlar tanır ve her kaldığı yerde yeni meziyetler öğrenir. tabi bu arada çocukta psikoloji falan kalmaz haliyle...
acayip bir kitap.
 
 
 
 bu da az önce facebookda gördüğüm bir karikatür. bayıldım ben buna. gelecekte ki halim...gözler görmeyince böyle örücem ben de...

3 Eylül 2012 Pazartesi

evdeyim bu sene...

"bugün yurt genelinde bilmem kaç yüz bin öğretmen iş başı yaptı":)) ama ben yoktum. 8 yıldır o kadar alışmışım ki eylülün 1'i bilemedin 2' si 3' ü gibi seminer dönemine başlamaya. hatta benim okullar açılmaya yakın kaşınmaya başlayan bi serçe parmağım var o bile kaşınmaya başladı gene.bu konuda ciddiyim. sanırım stresten. nerdeyse öğretmen olduğum ilk yıldan beri okul açılmaya yakın sağ elimin serçe parmağı kaşınmaya başlar ta ki hazirana kadar:))
işte o bile inanamadı benim bu sene iş başı yapmayacağıma ve hala kaşınıyor kendisi:))
önceleri çok kararsızdım ücretsiz izin konusunda ama şimdi diyorum ki doğru karar vermişim, tabi daha çok yeni bi karar. umarım pişman olmam sonradan.
iki çocuğa bakıcak bakıcı da bulmuştum aslında ama ben bile zor sabrediyorum yabancı biri ne kadar sabredebilir diye düşündüm ve izne ayrılmaya karar verdim. ufaklıkların ikisi için de kritik bir dönem aslında. ikisinin de bana ihtiyacı var.
bakalım ne macetralar yaşıcaz bu sene?

1 Eylül 2012 Cumartesi

hediyelerime tek tek ve toplu bakış:)))

 
tubanne blogunun sahibi tuba arkadaşımın düzenlediği çekilişi kazandım ve hemencecik de hediyelerim geldi:))biliyosunuzdur arkadaşım bu hediyeleri lösev dükkan dan almış. bu da çekilişe ayrı bir anlam katıyor tabi.
ben pazartesi bekliyodum ama az önce gelince çok mutlu oldum:))
 
 böyle güzel bir paket yapmış tubacım:)) paket bile göz doyurucu, içindekileri siz düşünün yani.
kalpli kapaklı kareli bir defter. tam da bana göre. malum ben matematik öğretmeniyim ve her ne kadar öğretmenler artık plan yapmıyor olsa da ben mutlaka akşamdan hazırlarım anlatacağım konuları. ve her sene de böyle defterler kullanırım. ama bu deftere kıyabilirimiyim bilmem:))
 kalpli bir yastık. ohh yumuşacık:)) arabama mı koysam acaba?
 çok şirin bir bez bebek:)) kızım yok ama bayılırım böyle bebeklere. ne isim koysak bu güzele??
 Tuba Ünsal'ın kitabı. isminden de anlaşılacağı üzere tam da ihtiyacım olan bir kiap:)) bakalım ünlüler nasıl başa çıkıyor annelikle...
 bay ve bayan penguenler. o kadar tatlılar ki. gelin ve damat olmuşlar bi de:)) Arkasında güzel bir not olan kartpostal ve de canım arkadaşım Ali Denize de bu şapkayı yollamış sağolsun...
 Kuzey Denizi de unutmamış tabi:)) bu da onun yeleği. tam da bu kış giyeceği gibi valla.
hadiyelerime toplu bakış:))

canım arkadaşım çok çok teşekkür ediyorum...

31 Ağustos 2012 Cuma

neler yaptık neler...

 
 
 
bayram da sapanca kenarına gittik biraz ama her zamanki gibi rüzgarlıydı. ee tabi eylül de geldi arrık buralarda havalar iyice serinledi.

 ara ara gereksiz işlerle uğraşmaya devam ediyorum:)) çok sevdiğim bir pantalonum vardı. o kadar çok giydim ki renk menk kalmadı. ben de fermuarlarını kesip aldım. ve bu küçük cüzdanı yaptım. fermuarı ördükten sonra dikmedim, fermuarın kenarına ördüm cüzdanı. daha basit oldu böyle.


 zafer bayramında da ailece kahvaltıya gidelim dedik. kuzular salıncakta sallanırken amcaları bol bol fotoğraflarını çekti:)) biz de rahat rahat kahvaltımızı yaptık tabi:))
 çocukların öğlen uykularını denk getirmeye çalışıyorum. gerçi küçüğü genelde yarım saatlik kısa uykular uyuyo ama öğlen 12 buçuk 1 gibi ikisini birden yatırıyorum. küçüğü ayağımda sallarken diğerinide ikna etmeye çalışıyorum. o da sözde uyuyorum diye beni kandırıyo:)) çaktırmadan bana bakıyo ordan ama elini çekmeyi unutuyo şaşkın:))
 bu da nette gezerken görüp beğenip yaptığım bir bileklik. elişlerimden artan ipleri küçük küçük motifler yapıp saklıyodum zaten bu da tam benlik oldu. ayrıntıları ve daha güzel yapılmışı için buraya
 Ali Denizin eline boya kalemlerini ilk verdiğimizde bütün çocuklar gibi ilk tepkisi duvarlara yönelmek olmuştu:)) ben de ona bi duvar ayırmıştım ve oraya istediği sanatsal çalışmaları yapmasına izin vermiştim. sonuç bu:)) bu özgürlük işimize de yaradı. başka yerleri boyamaktan vazgeçti gerçekten de.
 bu da Ali Denizin oyun hamurundan ne anladığının resmidir:)) ona aldığım ve henüz kağıt kesmeyi doğru düzgün beceremediği makasla hamurları bir güzel parçalıyo sıpa:))
evet kışlık hazırlıklar başladı ve kolay kolay bitmez:)) bunlar menemenlerim ve patlıcan yemeklerim:)) taşınma işinden dolayı derin dondurucuya çok yüklenmek istemiyorum. o yüzden de konserveler yapıyorum. yaa bi de gerçekten bunlar çok güzel görünüyor. bi rafa dizip izleyesim var valla:)))

30 Ağustos 2012 Perşembe

iki çocukla gezme...




         iki çocukla hayat gerçekten hiç de kolay değil . hele ki aralarında tam 2 yaş varsa daha da zor. ikisi de bebek aslında ama küçük gelince ister istemez büyüğü daha da bi büyük görünüyor insanın gözüne. bazen bakıyorum da sanki küçük bir delikanlı olmuş bizim Ali Denizimiz:))
          ikisiyle birlikte çarşıya ,pazara çıkamıyodum haliyle. ama geçen gün canıma taketti ve kapıcam çocukları biraz turlıcam dedim. tabi şöyle bi problem var Ali Deniz benim elimi tutmadan yürümez, ben nasıl hem çocuk arabasını sürüp hem de Ali Denizin elini tutucam?
      burda annelerin pratik zekası devreye girdi hemen. Kuzey Denizin pek kullanmadığımız emzik zincirinin kıskacını pantolonumun cebine kıstırdım. ucunu Ali Denize verdim "sıkıca tut ve sakın bırakma" dedim.
önce mırın kırın etti "anne elimi tut, araba gelir" falan gibi...sonra hoşuna gitti onunda , dışardan çok komik görünüyoduk eminim ama başka çarem yoktu:))
       yoğun tarfik olan yerlere girmedik. genelde trafiğe kapalı alanlarda gezdik. ama bana çok iyi geldi. çünkü kendimi çok çaresiz hissediyordum. iki çocukla nasıl çıkarım dışarı diye. ehh bunu da hallettik.
haa bi de şöyle bi sorun oldu. ben evden çıkarken Ali Denize çiş yaptırmıştım ve tahminime göre bu onu bayağı idare ederdi. ama bizim ufaklık bazen oyun olsun diye de "anne çişim var " diyo.
tam gezerken" anne çişim var" dedi. " şaka mı yapıyosun?" dedim. " hayır" dedi. "tut biraz" dedim. " tutmıcam anne " dedi:)) ben de "altına yap o zaman" dedim:)) napıyım onu tuvalete götürmem mümkün değildi ufaklık varken.
neyseki gerçekten yokmuş çişi ve tertemiz döndük evimize:))

sonuç olarak şu bebek tutacakları her ne kadar  itici görünse de bence çok kullanışlı. bi de çocuğunuz yaramazsa çok çok gerekli.

29 Ağustos 2012 Çarşamba

kitaplaşma etkinliği...4



evet daha önce 3.süne katıldığım kitaplaşma etkinliğinin şimdi de 4. sü yapılıyor. katılmak için fıstıklı tombi' nin bloguna buyrun.